Başlangıç arrow Sizden Gelenler
Sizden Gelenler
Utanç.
Yazar iLLy | Salı, 08 Haziran 2010

Çok utandım.Bir kere aldatıldım. Ağlaya ağlaya atlatırım derken , sancılı bir bedende taze bir ruh satın aldım. Her şey yeniydi ; tüm hissedişlerim.Bakışlarım seslenişlerim. Eskilere veda edemeyen bir anitkacı olduğumu tam da bugün öğrendim.Unutmak için yeni bir güne uyanmaya karar verdim.Ama yatakta tek değildim.Sağıma uzandım ,soluma yandım.Ve her yönümde eskittiğim ruhlara çarptım.Her bakış aynıydı.Tanıdıktı.Tanışmak yeni bir şeyle , biriyle imkansızdı.Çünkü her şey aynıydı !!!! Sıcacıktı eskiler , daha dün gibi.Fazla uzaklaşmış olamazdı acılarım.Ne kadar da haklıymışım ; çok uzakta değil ben bir zamanlar aldatılmışım.
 
Son Kez.
Yazar iLLy | Salı, 08 Haziran 2010

İçliyim yalnızlığıma
Dargınım yanlışlara.
Seyre daldığım bu dünya
Dönüyor ya durmadan , beklemeden ..
Hangi elden bu düzen? Göz ardı edemeyeceklerim var. Durup da beklemek istediklerim .. Ben artık bir başkasının kefiliyim. Beni alıkoydu olanlar. Maziyi ise çoktan uğurladım Göçük altından .. Can havliyle attıklarımın ardından şimdiki pişmanlıklarım. Göz göre göre ateşe saldıklarım .. Küstürdüm olanları Kırdım kayıplarımı. İstese almaz mıydım saklı yaşadıklarımı? İstemediler. İstemedi onda bıraktıklarımı almamı. En değerli mal varlığım kaldı o kirli evlerde. Zaten bitikti Şimdi kim bilir nerelerde , ne halde? Korkmuyor değilim yaşayacak olacaklarımdan .. Bu kirli bakışlardan .. Usul usul bağırıyorlar ardımdan. Duyuyorum. Ama duramıyorum .. Elimden kaçırdıklarım var belki de. Kalp şimdi düştü o derde ..
Boşlukta bir ses
Ensemde bir nefes
Tam bu sırada bir bakış özlediğim son kez .
 
Tekerrür.
Yazar iLLy | Salı, 08 Haziran 2010

Gözyaşımın bittiği yerde görmediğim bir şey akıyor benden .. Eksiliyorum. Kavramsal bir düş sonrası aslında bu yere düşüşlerim. Ruhumun emaneten alındığı Ve benliğimin kiralandığı Geriye sadece hissiz bedenimin kaldığı bir silüetle idare ediyorum. Kendimi sınıyorum. Aslında beraber gezdiğim Birlikte uyuduğum Ve birlikte uyandığım Bu ben benim değil .. Durmadan ağlayan Her güzel şeye takılan Ve manasız başarılara imza atan Bu ben benim değil .. Yaşadığım her şey bir öncekinin aynısı sanki. İzlediğim bir filmin tekrarı gibi. Oyuncular farklı Ama oyun hep aynı! Hangi göze baksam aynı soru Hangi çekmeceyi açsam aynı anılar Hangi tişörtü giysem aynı koku Hangi yola girsem aynı hata Ve hangi kalbe güvensem aynı hayal kırıklığı .. Düşünüyorum da kırılan ne çok şeyim var; Kalbim , düşlerim , sevgim , güvenim ..
Ne çok kötü anım var , yaşamak istemediğim
Ama yaşamaya itildiğim ..
 
Düşlerim var rüzgara ters düşen..
Yazar gamze | Çarşamba, 21 Nisan 2010

Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi... Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni... Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi? Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme? Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan... Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye.. Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?... Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri... Neden?... Herşey yalan sadece düşlerim gerçek... Düşlerim var rüzgara ters düşen...
 
Aşkta yarın yoktur sevgili...
Yazar Kadir Can Arıkan | Salı, 30 Mart 2010

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
 
yalanlar ve oyunlar..
Yazar newlife | Pazartesi, 29 Mart 2010

Eksik bi uykuyla başladım güne ama enerjimden bişey kaybetmiş değilim (: ya kusursuz bi rol sergiliyorum -kendimi bile kandırıcak kadar..- ya da deliriyorum (: ... Ne istediğimi bilmiyorum,naptığımı,niye yaptığımı ve nasıl yaptığımı da..ben,sadece yaşıyorum işte..mutlu olmaya çalışarak,bi düzen kurup kendime,kapatıp gözlerimi yaşıyorum.. Tavizler veriyorum..doğrularımdan,hayatımdan,ben'den..her gün biraz daha eksiliyorum..herşeyimden küçük bi parça daha atıp sadece mutluluğu alıyorum.sahte veya değil,bana yaşadıklarımı düşündürmemeye yeticek kadar huzur buluyorum.. Hiç kimseye inanmıyorum.bana söylenilen hiç bişeye.hiç kimseye güvenmiyorum.-böyle yaşamak çok daha zor... Hayat ne kadar komik ve acı aslında.yaşadığım herşey yalan,sahte.herkesin yüzünde duruma göre değişen maskeler..yalanlar,yalanlar ve yalanlar...herkes biliyo,herkes farkında yaşadıklarının gerçek olmadığının.önce kendilerini,sonra başkalarını kandırıyolar..büyümedik hiç birimiz.hala 5 yaşında oynadığımız evcilik oyununu oynuyoruz..herşey -masuscuktan...
 
Kitap Aralarındaki Mavice Düşlerim
Yazar Kitap Aralarındaki Mavice Düşlerim | Cumartesi, 13 Mart 2010

Ölü kederleri en derinine gömüp hayatın kitap aralarında sakladığım aşk'ı içimde büyütüyorum. parmak uçlarımdan bedenime umut sızıyor.. Kalem düşlediğim dünya adına yazıyor.. Gelişinle mutluluğa kucak açmış bir suret var şimdi önünde Olurdu senden önce.. Nekadar ısınmak istersem okadar üşütürdü geçmişin soğukluğu Bir bavula koyupta kaldırıp atamazdım.. Hiçbir şehir suskun kalamazdı gözyaşıma.. Kokun, sesin, yüzün.. sanki tanıdık.. benden birşeyler taşıyor özlemeyi senden öğreniyorum,gün geçtikçe.. elim hüzne değmemeye çalışıyor bulansam da yalnızlıklara belli etmiyorum sana sen hep gül diye.. Görme aşkın acı halini diye.. Gözlerindeki sevinç eksilsin istemiyorum.. ve senin için ağlayan şeyler oluyor hayatımda.. bulutlar senin için yağdırıyor yağmurlarını.. ıslanıp aklanıyorum.. Ruhum beyazına bulanıyor Saflığına, içimdeki aşkın büyüklüğüne zarar gelsin istemiyorum kıymetlim.. hayat bizim tertemiz hayallerimize gam tozu saçamayacak.. Kokunu çok seviyorum ya hani yağmurdan sonrası toprak kokuyor diye soluk almamı sağlıyor diye bilemezler sevgilim neden bukadar derin derin soluduğumu.. kalbime hayat katanın sen olduğunu bilemezler.. Mavice düşler birktiririm avcumda Adım kadar "Mavice " olur,yakışır hayatıma.. ve çoğunda sen olursun.. Eylül olur.. cennetten izler taşır ve şimdi.. sen mevsimsiz düşen cemre.. Kalbime düş'üşünle düş oldun.. sana uyandım.. her gece düş niyetine seni gördüm. seni yaşadım. ve inan düşle gerçek arasında ince bir çizginin, yine adından ibaret olduğunu bilemezler sevgilim..
Gökk..
 
Başlıksız
Yazar Mansur Başusta | Çarşamba, 10 Mart 2010

Toplayacak ne çok şey var,ki dağınık kalır çoğu... Çoğu düş kırıklığı, çoğu göz yaşı, çoğu şiir, çoğu çocukluk, çoğu denge, dağınık kalır. Gitmek, sadece bir şehirden, bir ülkeden, bir evden, ya da bir otel odasından gitmek değildir. Gitmek; Belki biraz kaçmaktır kendinden, belki biraz çaresizliktir, belki biraz cevapsız sorulardır gitmek... Gün gelir tükenir gitmelerinde, sözlerin gibi, umutların gibi, takvimler gibi... Başlıksız yazılarının öznesi olur gitmek, devrik cümlelerinin yüklemi ve belki hecelemekten yorulduğun imla hatalı bir istikamet.. Sonra, hep bir eski(yen) zaman ve hatırasına tutsak resim çerçevesi kırılır, kaçar aklın ! Kalmaz martıların da sesi, uzar yalnızlığın şehrinin gecesine dayanır. Uzanıp öpesin gelir, tanış acılarının avlusunda, esmerliğini... Sahipsiz bir iz düşümü daha(da) yaşlanır ! Yani, sadece, gitmeye mecbur her aşk, geçer senden, yollardan, şehirlerden, şiirlerden, çocukluğundan, renklerden, ekmek kokusundan, mevsimlerden... Geçer de bir gün... Bir gün! Bir yerde! Birden! Sade'ce, su gibi, çürümeden, dirhem dirhem, Döner kendine...( !!!
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 8 Toplam: 334