• Krizantem Misali

    Teşekkürler Dünya..

    "Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar, kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler,  kentler, ormanlar  gördük.

  • Hüzünbaz Şiirler

    Kalmadı..

    Yapamadım. Aynadaki yüzüme kıyamadım.. Gel toplamayalım yere dökülenleri, herşeyin bedeli var! Sabahlar da esmer nasıl olsa, kendini kandırsın, boşver toparlanmasın! Bu sızıyı anlatmıyor hiç bir şarkı, ömrümden düşe kalka yitirdiğim cümlelerim yok, içim yok, mabedim yok, sebebim çok!

  • Krizantem Misali

    Alıp kendimi, öyle boşvermiş..

    İşte gidiyorum.. Sanki hiçbirşey yaşanmamışcasına.. Arkama dönüp bakmadan, bakamadan ya da ne bileyim. Her ayrılış gibi işte.. Bazen anlamsız, bazen telaşlı, çokça boşvermiş, elveda makamında.. Bu ne ilkti ne de son olacaktı.. Ellerim gurur duyduğum bir şekilde, pürüzsüz, açık seçik imzalamıştı o istifanameyi.. Bornova’nın bu ağır çöl sıcağına rağmen, içimdeki uzun, umarsız rüzgarları yanıma almıştım adeta. Açmamak üzere çevirdiğim tüm sayfalar geldi aklıma birden, tuhaf bir huzurdu yaşadığım. Evet artık işsizdim! Yarın gitmem gereken bir yerim yoktu.. Sabah erken kalkmayacaktım.. Otobüse yetişmek derdim olmayacaktı.. Aybaşında ATM’den çekilecek belli bir param yoktu.. Kontrol etmem gereken kredi kartlarımıda bir süre cüzdanın arka gözüne kaldıracaktım.. Vitrinleri izlemek, sinema afişleri zaten bedavaydı.. Bunları düşünüp…