Doğum Günün Kutlu..

Sen sandığım herkese uzanmaya kalktığım anlarda,ürkek ve sağır bir hayal kırıklığıydı içimi ezen…Varla yok arası bir umuttu hiç bulamadığım… Delilik bu bendeki… Vazgeçmelerin ufkundayım, oyunun son perdesi işte! Şimdi ve daima yalnızım, ama artık gücüme gidiyor bil… Yıllardır beni dirhem dirhem azaltan bu his, -ki…

Anladım..

Yangınlar yaraladı ruhumu, çok acılar biriktirdim, Ama bu sitem sanadır! Aklımı firara vermişim zaten, öyle bir küsüp gidişin vardı ki.. Umarsız.. Vefasız.. İnsafsız! Sen şimdi gülüp eğlenmekte mutlu bir bayramdasın nasıl olsa.. Hani her bende sen vardın da, meğer hiçbir sende ben yokmuşum ya, işte…

iliklerin..

sesli ortamlarda evcilik oynarken sen yağmuru demliyordu bulutlar damlara mahçup ama delikanlı geçiyordu zaman teninin kokusunu ilk kez yağmurda gezerken duymuştun ve hiç bitmeyecek sevdalar var sanıyordun ne yazık.. ben annemi özlüyordum

her şey..

deniz, güneş ve gece üzerine sigara, çakmak ve çay üzerine her şey. her şeyim senin üzerine, her yerim himayende özür dilerim, kafiyeleri sevmem ama artık şiirler senin üzerine..

kar..

gecesin, körsün toprak yok, rengi benzi atmış gecenin pencereden baksam kar aydınlığı aklımda tutsam, kalbimin ağrısı kepazeyim.. bazı geceler ömür bitiyor bazıları yaşanmış bir ömre şahitlik etmek için geçiyor ve hala senin olduğun her yer derin her siyah gözlerin..

Gecikme..

Hoşuma gitmiyor değil ama canım da yanmıyor değil.. Ben yine deşifre ederken bu tereddütleri, son kurşunları, hedefini bulan kahır dolu sözleri, sana yine merhaba, gidip gidip dönmelerin en güzeli..

Eskiyen Şimdi’ler..

Aşkmış.. İnsanı elden ayaktan düşüren hayat şakasıymış adı.. ”Bu ne cüret” demek var içimde.. Ahh içim.. hafızan ne kadar da derinmiş.. Gecelerin dili hala çözülmedi, acıların da mevsimi sonbahar.. Sigaramı bile yakamıyorum, seninle herşeyim kaybolmuş, çakmağım dahil.. Sen de beni içinde kaybettin, niyeyse.. 70’lik rakıya…

Artık Düşmanımsın..

Eğer git dersen kuşlarla, bil ki asla dönmez güz kuşları.. Vaktim daraldı.. Hücrelerim birbirine geçti isyanda.. Nedir bu ? Bak gene eskiye döndüm, sevindin biliyorum.. Zarar ziyan boyumu aştı bak, gülümse şimdi.. Hayat biriktirdiğim tecrübeler değil ki.. ’’Gelsin artık’’deyip saate baktığım aşklarda değil.. Hayat ne…

Şiir Dolu Sessizliğim..

Bu yeni sayfayı senin için susuyorum,bak şiirim geldi…Son belki, belki sonlardan biri yine…Bilinmezliklerim küskün,şımarık bir dolu keşkeler ağzımın bir yerlerinde…Bu Eylül sessizliği pişmanlıklarda karar kılmış,yapraklar düşerkenyoluna düşmüşüm,sonra düşmüşüm kaldıranım yok…Ayağıma takılan tüm taşlarda el emeğim varmış meğer…