Ayrılık diyeceğim, dilim varmıyor…

Ben, bir bu dağları eskitemedim, bir de sana düşmüş yüreğimi… Gittiğim yolları hiç hesaba katma! Düşünü görmediğim uykular zaten haram. Gökyüzünü boyayacak zaman da kalmadı… Haydi sar kolarını… “Ayrılık” diyeceğim, Dilim varmıyor… Yer: Gümüldür Resim: Hüzünbaz

Yaşamakla ölmek arası..

Öylece bekliyorum dünyanın orta yerinde. lanetlenmiş bir şiir gibi.. Kim okumaya kalksa beni en güzel yerimde yırtıp atıyor. Yaşamakla ölmek arasında nefes almaktaym…

Varlığımızla mutlu olamayanlar yokluğumuzla mutlu olsunlar ki…

“Hiç nefesini boş yere yorma Ahmedim. Neyini özlüyorum niye özlüyorum bilmiyorum ki. Özlüyorum işte. Yani her hafta halı saha maçında yenilip ertesi hafta yine o sahaya çıkmaya benziyo benimkisi. Ben ya oyunun kendisini seviyorum ya da maçı kaybetmeye o kadar çok alışmışım ki, koymuyo artık. Giden gidiyor ya kardeşim, sen…

..bir çift göz

“Sen” dedi “intihar” gibisin. Hem cesaret edilemeyen, hemde herkes tarafından en az bir kez düşünülen. İşte öyle güzelsin…

Derin ve Sürekli Bir Sızı

Kalemimim namlusu hala seni gösterse de, bu mazinin itibarıdır, sen üstüne alınma.. Ya hava soğuktu, ya gidişin, ya kalışım, ya çırpınışım, karmaşıklığım… Vardı bir yerde bir yanılgı, bulunsa da hep inkar edilecek. Üstesinden gelinmesi umulan çaresizliklerle sarmaş dolaş, adı konamayan bir tutam duyguya esir, eylem hazırlığı yaparken bir devrime yenik,…

..bu son

Senin o güzel kalbini
çepeçevre sarmış suçluluklarımla
bir sabah güneşinde daha görmek
..
Her gün sana yeni sonsuzluklar yükleyerek yeniden
bağlanıp
hiçbir kıvılcımını örtemeyen
kırmızı perdelerın arkasına saklanmak
..
her bir sabahin ilk nefesinde
göğsümdeki ilaçsızlığın darplarını
suçsuz durgunluğuna yaslamak
..
hiçbir zaman içinde olmayan
olmayacak bir yanyana gelişin
rastgelebilecek oltalarında zayi olmak