Şarabım…

Biliyorlar aslında… Seni gazete kağıdına sardığım şarabım gibi biliyorlar… Uluorta ve gizligizli seni sevdiğimi… ))z …   ‘Deniz Yılmaz Yakut

başlık yok

Düştüm mü demeliym yoksa öldüm mü çoktan? Bu yüzden mi bu kadar yavan aldığım her nefes, baktığım her insan.? Sende onlardan olma diye çok tuttum elinden, hep düştüm peşinden yollara.. Ama elimde kalan yalnız bi kumbara. İçinde biriktirdiğim yalnızlıklar, her an, her dakika Ensemde hep…

ZİR’a

Batık gemiden hava kabarcığı hayatım … Bundan zir’a konuşmuyorum ! susmak mecburiyetse karşında , Boz bütün ihtimalleri parmaklarım da , ve .. Eğ kulağını gözlerime , duyuyormusun ağlıyorum işte .. Ve küçük iskender yazılımı ile , Eski p:c ‘de ,piç kalmış bir oyun ” comador”…..

Olmadı…

Bir gün bi başkası benim yerimde duracak biliyorum.. Bekliyorum.. Yürüdüğüm her yol gri, yürüdüğüm her yol, kara.. Aklım ruhuma isyan ederken kaçtı benim.. Alyuvarlarım yuvarlanıyor ölümsüzlüğe ,herkes öleceğimi sanıyor..doğmak için gidiyorum,bilinmiyor!!.. Bu defa papuçlar yok.. Öyle çırılçıplak toprakta.. Annemin gerdiği çamaşır ipinde asılıp güneşe karşı…

Çok mu Zor?

Zor mu huzur vaadini yerine getirmek? Yersiz isyanlarım var hala ihanetine; Ama çok mu zor yeniden aklımı başımdan almak? Ben dünden hazırken üstelik! Çok zor olmalı bu kadar kör olmak! …

sahipsiz

Huzura dair herşeyin bittiği noktadayım. Ne zormuş mutlu olmak, mutlu etmek -ki ordan oraya sürükleniyoruz sürekli.. Artık tahammülüm yok, hoşgörüm yok kimseye. İnancımda kalmadı hayata.. Hayallerim mi? uzun zamandır uğramadım onlara da.. Nerden geldiği bilinmez bi güç olurdu içimde, herşeye rağmen ‘hadi’ diyen bana, ama…

Haya(t)ım

Iskartada bir el boyunca bomboş sallanan . Atsam:Biteceğini düşündüğüm rakamın , yanlış tellafuzunda . Gülüşlerini çay izlerinde bırakmış , sonradan ödemeli hayatın; Araya yapılacak kaçak gökkuşağı inşaasından sebep önüne beton harmeli hüzünler çekilecek sokağında … Seni göremiyecekler diye Alkol ikindilerinden kaldırıp , baygın gecelere yatırdığımız…

İstanbul’u Sana Bırakıyorum

Yolcuyum bu gece Nereye diye hiç sorma Tek bir acı bile kalmadan içimde Gözünün yaşına bakmadan Gidiyorum bu gece… Sana bırakıyorum İstanbul’u Karış karış tep gönlüne Sana bırakıyorum İstanbul’u Yokluğumda sür keyfinide Vefa’da hatırla Mesela beni En çok vefasızlığına yanarsın belki…  

bütün benliğimle seninim işte

deniz masmavi tertemiz huzurlu.. bazen çetrefilli ama hep sonsuz. tıpkı sevdam gibi, tıpkı gözümdeki sen gibi. huzur verio dingin ve dupduru… bazen ise fırtınalar koparıyo sinirlenince köpürüyo,kabarıyo, şiddetli bir dalgayla kıyıya vuruyo. acıtıyo en derinden yaralıyo ama sonra yumuşak yüzünü gösteriversin unutturuo hepsini. sıcak bi…

mahkum..

“Hiç kimse olmadı senin gibi, hiç kimse gelmedi, bilirim gelmeyecek.. “ Şimdi düşünüyorum da, o kadar huzurluydum ki yanında.. Plansız, sorgusuz, hesapsız.. Küçükken babamın elinden tutupta yürürken nasıl korkusuzsam seninle de öyleydim işte.. Öyle emin kendimden, güvenliğimden, sevildiğimden.. Ve o kadar çocuktum yanında. O kadar…

1 2 3 50