“Sizden Gelenler” Arşivi

Şarabım…

5 Yorum

17 Aralık 2010 Sizden Gelenler

Biliyorlar aslında… Seni gazete kağıdına sardığım şarabım gibi biliyorlar… Uluorta ve gizligizli seni sevdiğimi…

))z …

 

‘Deniz Yılmaz Yakut

başlık yok

1 Yorum

15 Kasım 2010 Sizden Gelenler

Düştüm mü demeliym yoksa öldüm mü çoktan? Bu yüzden mi bu kadar yavan aldığım her nefes, baktığım her insan.? Sende onlardan olma diye çok tuttum elinden, hep düştüm peşinden yollara.. Ama elimde kalan yalnız bi kumbara. İçinde biriktirdiğim yalnızlıklar, her an, her dakika Ensemde hep bi nefes, o büyük günahtan kalma.. Kanımı donduran, beni vuran yerden yere, o masum yüze her baktığımda..

ZİR’a

0 Yorum

21 Ekim 2010 Sizden Gelenler

Batık gemiden hava kabarcığı hayatım …
Bundan zir’a konuşmuyorum !
susmak mecburiyetse karşında ,
Boz bütün ihtimalleri parmaklarım da ,
ve ..
Eğ kulağını gözlerime , duyuyormusun ağlıyorum işte ..
Ve küçük iskender yazılımı ile ,
Eski p:c ‘de ,piç kalmış bir oyun ” comador”..
Kaçak dobiçko ve hal’a o böcekler beyazdan kırmızıya dönen ,
Atari salonları…
Sakın sayfalarını çevirme ardarda .
Sana bir uçurum çizdim , coğrafya defterinde sonunda , benden değil de
Sen .
Kendini atamayacağından korkarsın..
Zir’a bundan ,
Tahtada öyle kör bırak noktamızı ,
 öyle ki ölüme meyilli harf dizesi ile
Kimse görmesin aşkımızın ,
bir dönem intaharla anılan ortak hecesini ..
Sonra sen tek başına kalabalıkları alıp yanına .
El yordamıyla,
El ordamı ‘yla ara bul !

Devamı…

Olmadı…

0 Yorum

22 Eylül 2010 Sizden Gelenler

Bir gün bi başkası benim yerimde duracak biliyorum.. Bekliyorum.. Yürüdüğüm her yol gri, yürüdüğüm her yol, kara.. Aklım ruhuma isyan ederken kaçtı benim.. Alyuvarlarım yuvarlanıyor ölümsüzlüğe ,herkes öleceğimi sanıyor..doğmak için gidiyorum,bilinmiyor!!.. Bu defa papuçlar yok.. Öyle çırılçıplak toprakta.. Annemin gerdiği çamaşır ipinde asılıp güneşe karşı kurumak istiyorum.. Başka bir gözde.. Bir sokak çocuğunda.. Başka bir gözde görmek istiyorum yeniden beni göremediklerini.. Gece farkedilen sokak lambaları gibi.. Işığım söndüğünde kimse orda değildi.. Ve hiçlik, her ağladığımda sadece renklerini değiştirdiğim özü aynı düşlerimin önüne atılan kabus kırıntılarından başka birşey değildi.. Bilinçsizce yaptığım her hareketin gerçekle uyuşmayan bağlantısının düşük üçlü priziydi hiçlik.. Canımın duvar köşesinde sıkıştığı odada kapıyı dıştan kilitlemekti.. Banyoda hep korkmaktı.. Yaşamıyorken ya-şa-ma-yı hecelemekti.. Derin bir ‘of’ tu, ‘pöf’ tü bazen de ‘ahh’.. Elimi uzattığımda yakalayabilecekken o hep ‘taa’ydı.. Gülmekti boşluğa karşı, kahkalarla.. Ayakkabıları yanlış ayağa geçirmekti.. Sakızın yüzünde patlama kaygısıydı Patladı. Olmadı, olamadı.

Çok mu Zor?

0 Yorum

09 Eylül 2010 Sizden Gelenler

Zor mu huzur vaadini yerine getirmek?
Yersiz isyanlarım var hala ihanetine;
Ama çok mu zor yeniden aklımı başımdan almak?
Ben dünden hazırken üstelik!
Çok zor olmalı bu kadar kör olmak! …

sahipsiz

1 Yorum

09 Eylül 2010 Sizden Gelenler

Huzura dair herşeyin bittiği noktadayım. Ne zormuş mutlu olmak, mutlu etmek -ki ordan oraya sürükleniyoruz sürekli.. Artık tahammülüm yok, hoşgörüm yok kimseye. İnancımda kalmadı hayata.. Hayallerim mi? uzun zamandır uğramadım onlara da.. Nerden geldiği bilinmez bi güç olurdu içimde, herşeye rağmen ‘hadi’ diyen bana, ama artık o da pes etmiş olucak ki; çıtını çıkarmıyo bi süredir.. Kalbim susmuş, beynim pes etmiş ve ruhumda istifa etmişken bedenimden, aklımda tek bi çıkış, tek kurtuluş, çekip gitmek bu yerlerden, bu kimselerden..

Haya(t)ım

1 Yorum

07 Eylül 2010 Sizden Gelenler

Iskartada bir el boyunca bomboş sallanan .
Atsam:Biteceğini düşündüğüm rakamın ,
yanlış tellafuzunda .
Gülüşlerini çay izlerinde bırakmış ,
sonradan ödemeli hayatın;
Araya yapılacak kaçak gökkuşağı inşaasından sebep
önüne beton harmeli hüzünler çekilecek sokağında …
Seni göremiyecekler diye
Alkol ikindilerinden kaldırıp ,
baygın gecelere yatırdığımız acılı taraflarımızı.
Soyunuk gözlerimizin arsızlığından .

Devamı…

İstanbul’u Sana Bırakıyorum

1 Yorum

06 Eylül 2010 Sizden Gelenler

Yolcuyum bu gece
Nereye diye hiç sorma
Tek bir acı bile kalmadan içimde
Gözünün yaşına bakmadan
Gidiyorum bu gece…
Sana bırakıyorum İstanbul’u
Karış karış tep gönlüne
Sana bırakıyorum İstanbul’u
Yokluğumda sür keyfinide
Vefa’da hatırla
Mesela beni
En çok vefasızlığına yanarsın belki…

 

Devamı…

bütün benliğimle seninim işte

0 Yorum

06 Eylül 2010 Sizden Gelenler

deniz masmavi tertemiz huzurlu.. bazen çetrefilli ama hep sonsuz. tıpkı sevdam gibi, tıpkı gözümdeki sen gibi. huzur verio dingin ve dupduru… bazen ise fırtınalar koparıyo sinirlenince köpürüyo,kabarıyo, şiddetli bir dalgayla kıyıya vuruyo. acıtıyo en derinden yaralıyo ama sonra yumuşak yüzünü gösteriversin unutturuo hepsini. sıcak bi gülümseyiş sarıveriyo bütün yaraları.. işte o zaman diyosun ne olursa olsun boğulmaya hazırımsenin sularında. al içine beni, varsın tüm nefesim sende tükensin, ciğerlerime senin suların dolsun. bir batıp bir çıkayım.. korka bilirim çırpınırım belki bağışla beni ama sonra bırakırım kendimi sana. bütün benliğimle seninim işte..
Devamı…

mahkum..

0 Yorum

04 Eylül 2010 Sizden Gelenler

“Hiç kimse olmadı senin gibi, hiç kimse gelmedi, bilirim gelmeyecek.. “ Şimdi düşünüyorum da, o kadar huzurluydum ki yanında.. Plansız, sorgusuz, hesapsız.. Küçükken babamın elinden tutupta yürürken nasıl korkusuzsam seninle de öyleydim işte.. Öyle emin kendimden, güvenliğimden, sevildiğimden.. Ve o kadar çocuktum yanında. O kadar masum.. O kadar temiz.. Sonra noldu da savrulduk bilmiyorum. Neydi gitmene sebep hala merak ediyorum.. Yanımda kalsan bi ömür sesimi çıkarmazdım. Seninle büyür, seninle ölürdüm..

Devamı…