Krizantem Misali

Bir şarkıya dokundu hüzün..

Hoşgeldiniz..

Hepinize birden hayatımın şu üç satırlık hikayesinde ne kadar yer ayırdım, ayırabildim mi bilmeden, taş atıp kolum mu yorulmuş sanki biriktire biriktire önemsemeden, gecenin bu saati olmuş nerden çıktınız düşünmeden hem de..

Ne iyi ettiniz..
Sanki hepinizi birden kaldıracak gücüm varmış gibi, sanki karşıma dikilip hesap sorar gibi, gibileri fazla münasebetsizlikler gibi..

Kara kışa direnen bahardan korkmuyormuş anladım..

“..korkusuzluğunuzdan korkmuş
korkular edinmişseniz…”

Hoşgeldiniz..

Sen mesela.. Niye geldin hayatıma? Çağırdım mı seni, yahut bekledim mi? Neden sürekli ezdin beni kendi bilmişliklerinle? Sana hiç ihtiyacım olmadı ki benim, süründüm yeri gelince evet ama başım dikti farkında mısın? Hazır korkulardan bahsediyorken, en büyük korkum sensin sevgili “pişmanlık”.. Gurur duyabilirsin kendinle, hadi böbürlen alıştım artık.. Kendini ne sandığın hakkında inan hiçbir fikrim yok. Sensiz de olmasa da, her yeni hatanın ardından hayatımın bir köşesinde pusu kursan da, canın cehenneme ne yalan söyleyim..

“..öfkesizliğinizden çekmiş, tövbeler beğenmişseniz..”

Hoşgeldiniz…

Peki sen; sürekli bende bir genel hal edasının ya da ne bileyim hüzünlü yazıların kaynağı? Hergün mütemadiyen giyilen elbise gibisin benim için. Çok sıkıldım senden! 7-24 üzerimde olmak senin için bir zorunluluk olsa gerek ama düş yakamdan! Yani diyorum ki aslında ben, ne halim varsa gördüm diye bu kadar da üstüne gidilmezki insanın, sevmiyorum seni, sevemiyorum! Bir mutsuzluğa öfkelenmek yersiz gibi görünse de ordan bakıldığında, kin kusmak ya da kamyon dolusu sitemler savurmak en sevdiğim şeymiş meğer; şekil A’da görüldüğü üzere.. Tuhafsın, hadsizsin, yersizsin, kötü bir alışkanlık gibisin bir de tövbe edemediğim.. Çıksana hayatımdan..

“..dostum zaman silmiş, benim gözümden akan yaşları,
vakitsiz düştüğüm o erken aşkları..”

Yani sanki içimde kocaman bir akarsu mevcutmuş gibi, neredeyse kana dönüşecek şeklinizden usandım demenin de bi adabı olmalı ki, anlasın da dursun diye göz sellerim.. Yağma yok kanayacak diyorsanız da, benim vaktim yok! Zaman herşeyin göstergesi, ilacı, bazen de saçmalığı olsa da; bak eski performansıma hep sadık kalışım ürkütmesin sizleri, böyleyim ben.. Kendinden kurtulamıyor insan, yine de.. Ahdım var, kurutacağım bir gün, sizi de kendimi de..

Neler var daha da, çok misafirperver olmadığımdan, ya da olamadığımdan, görmediğim görmek istemediğimden belki de, kaçtığım ama inkar edemediğimden de olabilir, belki bir itiraf nereye çekersen gidecek, gitmeyecek, kadın onurunun hovardalığa da adapla yaklaşırmış yalanından yola çıkarak;

“..canım çekmiyor artık o eski suçları..”

derim,

ve

giderim..

Neyse tatsızlığa luzum yok, hoşgeldiniz…

Kendimi kaybetmişliğimden istifade ediniz…

9 Yorum

  • bebuse

    “..sürekli bende bir genel hal edasının ya da ne bileyim hüzünlü yazıların kaynağı?”

    Kim acep ? (:

    Nasıl da güzel dile getirilmiş duygular…

    Ruhuna sağlık kriz…

  • ..GöLgE..

    Üstadım durumunuz vahim. Şayet ‘[i]niye geldin hayatıma[/i] ‘ benzeri sözler sevginizin tek yön işareti. Dönüş yok vesselam, bu yol yüzüğe gider p: (:

  • emily

    [i]Bir şarkıya dokundu hüzün..[/i]
    Güzel gokunmuş lakin.

    [s]”İnsanlar gider şarkıları kalır.
    Şarkılar var uzun,
    Yüzyıllar dolanır.
    Şarkılar var kısa,
    Söylendiği yerde kalır.
    Şarkılar var; benim şarkılarım,
    Söyletmezler, içimde kalır.”[/s]

    Desene : ‘Kara kışa direnen bahardan korkar mı?’
    =)

    Harikasın.

  • şeyma

    spr bir yazı bence insanlar bu aralar çok hüzünlü böyle tür yazılarla içlerini boşalta biliyorlar tebrik ederim kardeşş[img][/img][b][/b][u][/u] 😉 🙂 :(devam et!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir