Krizantem Misali

Cem Yıldız..

"Sesimde bir yanıklık var. Bu yanık, yaşadığım her şeyin bir yansıması.."

demiş bir defasında Cem Yıldız..
Aşık Veysel’in küpeli versiyonu kendisi, ya da bir başka değişle "Modern Aşık"
Henüz 12 yaşındayken, bir aile dostunun ona bağlama hediye etmesiyle keşfediyor aşkını, sonrası malumunuz.. Bağlamayı kendine yakıştıran, ona sahip çıkan, onunla ağlayan gülen, yeri gelince kelimeleri uslubunca içimize sokup acıtan, hatırlatan, anlatan, çok fazla kişi tanımadım ben.. Cem Yıldız bu konuda bu fikre tam isabet eden ender insanlardan, her şeyiyle takdir ediyorum..

"Ellerim kesik, bedenim hissiz
Yarım kalmış bir cümleyim artık"

ilk duyduğunuzda ne hissetiniz bilmiyorum ama ben kırıldım.. Bu kadar uluorta insanın yüzüne vurulmaz ki bu keder.. İnsanı en hassas yerinden dürtmeyi iyi biliyor, çünkü biliyor.. İlk "İmkansız Aşk" derken yapmıştı aynı şeyi, nasıl bir tariftiki o, gecenin en siyahını dirhem dirhem adamın içine akıtmıştı:

"Köşeyi dönsem ölüm, düz gitsem hayat.."

Bazen -ki bende genelde- tam orda hissedersin kendini, umudun en bittiği yerde, koca bir taş gibi oturmuştur yüreğine bu halin.. Kimse yoktur yanında ya, denize açılırsın, gökyüzüne ağlarsın, sadece onlardır ya tek dostun, her yer ıssızdır artık..
Öyle bir sevda vardır ki içinde, Nisan yağmuruyla beraber yağar, gece karanlığı ile çöker üzerine.. Yolların ötesindeki şeyleri anımsatamaz sana, hayallerini hatırlatamaz bakamadığın ışık.. İşte tam o an da rastlarsanız bu şarkıya direk bir dumur halidir aldığınız o pozisyon.. Nasıl yazdı, neden yazdı bilmiyorum ama aradan uzun zaman geçmesine rağmen, ilk günden beri hepimizin ezberimize yerleşmesine rağmen, hala nerde duysam gücüme gider bu şarkı.. Yapacaksan böyle yapacaksın, gerisi hava civa..

Nisan’da çıkardığı ilk solo albümünü almadık demeyin sakın, hayatınızın yanlışı için adım atmış olursunuz derim ben. Günde bir kere dinlemezsem eksiklik hissettiklerimden oldu kendisi.. Hazır bahsetmişken daha ne duruyorumki, siz hala burda mısınız yoksa, haydi kulakların pasını silmeye.

" Aklımı başımdan aldın ey yar,
gafil avlandım diz bile çöktüm..
Sebebim oldun sen, sonum oldun,
gönlümde girecek yer bırakmadın..
Aklıma düştün aldın yürüdün,
önüne geçecek hal bırakmadın..
Dert çekecek halim yok idi,
durup dinlenecek yer bırakmadın..
Gel gör beni sen, ne hale koydun,
derdimi dökecek taş bırakmadın.."

..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir