Hüzünbaz Şiirler

Keşke…

Silüetin dağılır bir an
anlamını yitiren zamanlar gibi…
Geriye ne kalır bilinmez,
kimse bakmaya yeltenemez,
o kadar pervasız değildir hiç kimse!
Bütün bunları unutmak lazımdır belkide,
hatırlamak için
gelecek zamanlı cümlelerde…
Zamanla hatırlansın diye
koymaz mıyız zaten
platonik fotoğrafları cüzdanın baş köşesine…
Şiir de bu yüzden yazılmaz mı?
Unutulan şeyleri hatırlamak için yani,
geride bırakılan ekmek ufağı gibi,
ya da yetmişlik rakıya meze misali…
Bir şiir akılda ne kadar kalır bilinmez…
Sabah ayıldığında unutursun,
ya da unuttuğun gün ayılırsın,
mazbut kelimelerle tanışık değilse yüreğin…


Silüetin geri gelir her an,
unuttuğum keşkeleri hatırladığım zaman.
Keşke denilen zamanlar gelir.
”Keşke”…
Keşke gelmeseydin!
Zamanlaman mükemmeldi.
Ama benim zamanım gelişinle avuntu bulacak…
Geniş bir araziye sahip değildi
denilecek keşkeler.
Ziyan olan takvimlerime,
kirli sakallara uzayan,
sabahlara duyduğum keşkeler…
Soysuz akşamlarla başlayan
bu pejmurde hayatı,
anlamını yitiren zamanları,
keşkeleri,
bu mezbele şehre gömüyorum…
Kaybolan umutlara ne oldu bilmiyorum…
Hatırlamaman için
söylemeden gidiyorum…
 

9 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir