Sizden Gelenler

tik tak yanlızlığı

birazdan güne açılınca gözlerin bir kere daha geçmişinden alacaklı olacaksın beyin hücrelerine işlemiş bir hikayen olacak bir yanı hep biraz unutulası lanet olası ve aşağılık . nereden başlıyayım derken anlatmaya ayen beyen ortasında olacaksın hayatın .azgın sularında bir gemi ve aksırıklı mürettabatlarıyla bir kaptan ya deryadan geçeceksin yada deryalar geçecek içinden ıslaklığı daim kalacak şekliyle sonra içindeki dalgalar vuracak seni dışarıya hep hayal edilen sahillere inat karaya oturacaksın bir dalga bir dalga daha istiyeceksin başka bir frankasa sürüklesin diye bağırtıların olacak hayata dair .başka bir dalganın başka bi frankasında sesin bağırma sesin fark yaratacak zaman ayrıntılarında hep aynı boylamda saklanıyor olacağız her birimizin yerlerimiz biliniyor olacak cesaret eksikliği vucudumuzda nikotin gibi yayılacak ve bi daha acılacak gözlerimiz sabaha .ezik darbeli hüzünler kavalıyacak bizleri her yanı yaradır aslında yüreğimizin hani küçükken alma ağacından düştüğünden daha bi fazla acıtacak daha bi fazla kanayan olacaksın kirli kanının sıcaklığı değecek tenine teninin ipekliği bilinmeyecek bile dizginleyemediğin hazların arasından gecerken geldiği gibi yaşamak diyeceksin hayat felsefene ne olursa yaşın hiç yaşanmamış gibi düşünürsün hiç olmamış gibi acılarını kilitli dolaplara saklarsın kilidi bilmediğin denizlere atılmış sonra ihanetin gözlerinden akar ayna karşısında kirlenmiş tüm duyguların yansır yüzüne kendini kendine (ego) satarsın.ama ne olursa olsun zavallı tadlarda kalan olacaksın akşam üstlerinin hüznünü damıltacak yüreğin sarsılacaksın intahar öncesi son bakış vesikalığından kalma anlamsız bir gülüş gibi soğuk sönük samimiyetten uzak kalacaksın yarına sözleri bitmiş kelimeler anlatma özürlü kusmuk yanlızlığında bir esinti savuracak belkide saclarını ve tiril tiril üşümüş bedenini vereceksin süslü ışıklarına şehirlerin garlarda ürkek trenler başını uzatacak sacaklar hüzün mevsiminden kalma mavi papuçlu çocukluğun koşacak terli terli anneni bekliyecekin pencerenin pervazında seslensin diye tüm sesleri anan sanacaksın sessizliği bile annenin susmuşluğuna yoracaksın tüm sessizlik annen olacak sonra yaşadıkların yazık diyeceksin üçüncü sınıf haber değeri yok yaşadıkların düşbaz sevişmelerden diş aralığında kalan mahoş tadsındır artık bir dokunsalar ağlamaya başlarsın bir tebesüme yanacak belkide bedenin bir dilek tutarsın hiç dilenmemiş olanından bir isim gecer içinden ellerinin karıncalandığı anlardan meşhur filozofların bütün söylemlerinden arsız üryan anlatılanlara inat tekdüz yoracaksın nefeslerini sorgusu tamamlanmadan serbest bırakacaksın kendini yitik zamanların kırık kalkanlı şövalyesesindir artık kimsesizliğe bürünmüş bi halde yorgun şafaklara süreceksin atını zamanı geçmiş..zamanlara….. miraç AKYÜZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir