• Sizden Gelenler

    BİR ALKIŞ O ZAMAN

    COK ŞEY SÖYLEMEK GELİYOR ASLINDA İÇİMDEN BİR YAPRAĞIN SON BAHARINI YAŞAMASI GİBİ HER ŞEY SON YADA BİR BAŞLANGIÇ ASLINDA BELKİDE BİR HAYKIRIŞ KİMBİLİR HAYATIMI BU KADAR KÖTÜYE ÇEVİREN HERKESE BİR ALKIŞ O ZAMAN YOK ARTIK SEÇECEK CÜMLELERİM KENDİM İÇİN HER ANIMDA YALNIZIM BEN BEN OLDUĞUM İÇİN ÜÇ GÜNLÜK ÖMRÜMÜ BİR GÜNDE YİTİRDİğiM İÇİN EMEĞİ GEÇEN HERKESE BİR ALKIŞ O ZAMAN HERŞEY NE KADAR GÜZEL BAŞLAMIŞ OYSA BEN DOĞARKEN HERŞEY HERKES TERTEMİZ MİŞ BEN BEBEKKEN BAŞKALARI EN GÜZEL DUYGULARI YAŞARKEN BUNLARI BANA YAŞATMAYANLARA DA BİR ALKIŞ O ZAMAN UZAK COK UZAK ARTIK BANA EVCİLİK OYSA COCUK KALMAK,BEBEK KALMAK VARDI BİRİCİK YOK ARTIK! ONLARADA MI YAPILDI KÖTÜLÜK ONLARA KÖTÜLÜK YAPANLARA DA BİR…

  • Sizden Gelenler

    Bilinmeyen

    Bu akşam gidiyorum kimsenin olmadıgı bir gardan hareket eden eski bir otobüsle bu gece gidiyorum hiç kimsenin bilmedigi bilmekte istemeyecegi eski bir yere adını henüz bilmiyorum oraya vardıgımda ögrenirim ismini herhalde şimdi biniyorum bu eski otobüse saat gece yarısını çoktan geçti agzımdan titrek çıkan nefesimle son defa dönüp bakıyorum istanbula ayagım eski otobüsün merdiveninde son kez bakıyorum istanbula eski otobüs içine alıyor beni koltuk numaramı arıyorum otobüsün nemli ve soguk koltuguna eski otobüs gidiyor bilinmeyene içindeyim

  • Sizden Gelenler

    Atomun bununla hiç bir alakası yok…(Yağmalanmış İstanbul)

    Atomun bununla hiçbir alakası yok; molekülüne eşdeğer sevişgen göz kapaklarınla seviyordum seni.. – ki Yaşlarının duruluğuna heves edip , birazdan aşk muhafetinden sebep siddetinle başlıyacak yağmurlarına bulayacaktım kendimi .Karanlığını hücrelerime doldurup. Sevgiyle iniltili hecelerimi ,ağzımın tavanıyla arasındaki mesafeden paraşütsüzde itebilirdim yüreğimin uçurum kenarlarına. ( bu kadar kendim ,bilmeseydim seni) Atomun bununla hiç bir alakası yok ; bu akşam gidebilirdim de kendimden. – ki Dakikasının saniyeye bölündüğü kısa anlardan çıkırtıp, günün hesaplarını . Şaşırmış herhangi bir saatin ,takvim yaprağındaki ince nüansında. Hatırında, bir tebessüm payı bırakabilecekken dudaklarına. Telaşsız, hiç birşeye dokunmaksızın, kapısı üzerine çekilmeden yaşayamadıklarımızın. Uzun yağmur akşamlarında. Ucuz etli düşlerimin ,kemiksizliği gibi sınırsızca ama uzaktanda olsa düşünebilirdimde seni.. ( )…

  • Sizden Gelenler

    Edepsiz geceler ve sen

    Karanlık örterken bedenleri, rimelleri akmış… Ve gözlerinden düşürmüş geceyi. Gökyüzü soyunup, bir yıldız almış koynuna Baykuş dikmiş gözlerini… Dudağında ay ışığı, Belli ki dolunayla oynaşmış. Arzular taciz ederken düşleri, Sabahı karşılayan martıların çığlıkları karışmış seslere, Ve yeni bir hayat düşmüş rahminden gökyüzünün. Bir yıldız kaydı, Bir utanç doğurdu gökyüzü Hadi bir dilek tut! Bu hayallerin kanamalı hali. Gün soyunurken güneşe, Çıplaklığını giyin gel Belki o zaman, severim seni…

  • Sizden Gelenler

    Azrail-in Gönlün

    Azrail-in Gönlün Zihni karışır mı, deli gibi akan Ve yaşlarını kayalara emanet bırakan , Sancıdan köpük köpük kabaran suları bir ırmağın ? Yada dalgalanan rüzgarlarda yeşili ağaçların� Raksı, bırakıp bir kenara durabilir mi öylece; Hareketsiz nehir kıyısında ? Ellerini bırakabilir mi bir küçük çocuk annesinin ? Korunmak hissiyatı hissetmek istemez mi, O en küçüğü ellerin ? Geceler binbir pusu kurmuşken gözlerine Ve yorgun çıkacakken sen o günün güneşine� Uykusuz kalan gözbebeklerin ağlamazmı içten içe ? Sıkıntıların öyle çok ki bu sıralar.. Saklamak isteyişin kendinden bile şu karmaşık hali, Gönlüne su serpmeyi başarabilen bir bileşim mi ? Hani okadar yoğun ki dert dehlizin.. Görmek istemeyişin saklıyor, denizin çukurlarına o bilinmezliği.. Sen…

  • Sizden Gelenler

    Yine bir gece…

    hayatın bize getirdikleri… ansızın bizden çalıp götürdükleri…. fazlasıyla eksiğiyle koca bir ömür işte… her mutlu gülümseyişimin bi yanı hüzne dönüktü.. elimden gelmedi sadece mutlu gülümsemek… hayat benden eksiltmeye devam ediyor hala.. umutlarımı bir bir alıyor yarınlarımdan.. zamansız gülüşlerimide götürdü bir yanı hüzne dönükte olsalar ..

  • Sizden Gelenler

    Akustik hüzünler.

    Bir ayakkabı bağcığından kopuyordu hayat. Ve ikiye bölünüyordu mevsimler. Rüyaların işgal edildiği bir gecenin yüzünde gördüm kendimi… Karanlığı emziren gözlerim vardı benim, dağların devrildiği omuzlarım. Birde yastık altı umutlarım.. Saat; nefes alışlarını üç geçiyordu. Çöp kutularına bırakılıyordu pimi çekilmiş bombalar Pencerelere uzanırken karaltılar, ölüler suskunluğa boğuyordu kendini. Radyo frekanslarından akustik hüzünler damlarken, Telefon tellerine asılı kalıyordu ağıtlar. Televizyon kanallarına son dakika haberleri düşürülüyordu, Beyoğlun da bir yürek fünye ile patlatılmış. Ortaköy de bir kalp atışı kendini ele vermiş, Taksimde parfüm kokulu cinayetler, Etilerde yüksek dozda ihanet, Beşiktaş sahilinde iki el(e) kurşun sıkılmış…