Sizden Gelenler

Su içinde zaman..

Görülesi değil midir ötesi o iki kelimenin?
Ya bir kalp atımı kadar yaklaşacaksam aradığım her ne ise’ye …
Ya düşlerimin en cesur kuşu k
onmak üzereyse düş bahçemin ekinine…
Yarını bilmemekteki o gizemli cazibe
tüm acıları ve acımasızlığına rağmen yaşamak güzel dedirten,
söylesene nedir?
Ya o iki kelimenin sonundaki geceyse
çaresi fırtınalar vadisinde yalnız bir kır çiçeği küskünlüğümün…
O iki kelime; yaşamakla örselenmiş
bir yüreğin saklı ve sinsi kaygıları…
kabusları yani sevmek korkaklığı!
Sevme korkaklığı!
düşlerine senaryo yazmaktan ürken,
hayata ve onu yaşamaya erkenden kırık notunu vermiş,
aşkın, mutluluğun – delinin kuyuya attığı taşların –
tek ve doğru bir açıklaması olduğuna inanmış bir yüreğin kuralları, y
asakları, doğruları…

 


doğru nedir anlatsana! nasıl yaşar, neyle beslenir?
bencil mi yoksa sevecen midir?
gözleri var mıdır mesela?
ve varsa bile seninkiler kadar güzel midir?
Artık çok geç
Arıyorsam, arıyorsam yanıtları
Soruyorsam ve sorguluyorsam
Ve bir anlam olmalı diyorsam her çarpışında yüreğimin…
Yaşamak zor bir oyun!
Sen seslenmeye devam ettiğim
Hala benimlesin biliyorum!
Düş tarlamın kuralsız, yasaksız,
doğrusuz bahçemin ekini
NERDESİN "

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir