Tutsak

Umutlarım yeşerip süzülüyor, Her güneşin doğuşuyla bir gece daha zindana giriyor. Benim o sana mahkûm olan… Kaybolma gözlerimden, Dağılma hiçbir zaman örülü duvarlarımın ardına, Ki umutlarım sana yasak Bedenim yırtılan geceye mahkûm, Sensiz her lahza sessiz kuyu diplerinde geçiyor. Sen bana lal kesilme yar… Çırpınıyorum,…

sana inat

Hiç yaşayamadan seni, çıkardım hayatımdan.Umrunda olmayışım,bitirdi nefesimi.Umutlarımı,hayallerimi,benliğimi yıkıp geri verdin bana.Şimdi tek başıma,ruhumun sağlam kalan birkaç parçasıyla sana inat yaşıyorum..

Utanç.

Çok utandım.Bir kere aldatıldım. Ağlaya ağlaya atlatırım derken , sancılı bir bedende taze bir ruh satın aldım. Her şey yeniydi ; tüm hissedişlerim.Bakışlarım seslenişlerim. Eskilere veda edemeyen bir anitkacı olduğumu tam da bugün öğrendim.Unutmak için yeni bir güne uyanmaya karar verdim.Ama yatakta tek değildim.Sağıma uzandım…

Son Kez.

İçliyim yalnızlığıma Dargınım yanlışlara. Seyre daldığım bu dünya Dönüyor ya durmadan , beklemeden .. Hangi elden bu düzen? Göz ardı edemeyeceklerim var. Durup da beklemek istediklerim .. Ben artık bir başkasının kefiliyim. Beni alıkoydu olanlar. Maziyi ise çoktan uğurladım Göçük altından .. Can havliyle attıklarımın…

Tekerrür.

Gözyaşımın bittiği yerde görmediğim bir şey akıyor benden .. Eksiliyorum. Kavramsal bir düş sonrası aslında bu yere düşüşlerim. Ruhumun emaneten alındığı Ve benliğimin kiralandığı Geriye sadece hissiz bedenimin kaldığı bir silüetle idare ediyorum. Kendimi sınıyorum. Aslında beraber gezdiğim Birlikte uyuduğum Ve birlikte uyandığım Bu ben…

Seni Sakladım

Seni sakladım Sakladım yarınlara, yüreğime, geleceğime Kimse bilmezken yarınını, geleceğini Ben seni buldum Ve artık herşey sen oldun Yüreğim,geleceğim,yarınım… Seni sakladım… Seni sakladıkça sonunda beni en ağır mahmekede yargıladın Yüreğinde, yüreğimin acı ve mutlulukla kavrulduğu yerde. Suçum seni yarınlara saklamak oldu, Kalbimse karşı koyamadığım tek…

Düşlerim var rüzgara ters düşen..

Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi… Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni… Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü…

SÖZ BİTTİ

Sevilmeyen bir anısın yüreğimde Hissedilmeyen bir sevdasın hasretinle Kabuk bağlamayacak bir yarasın belkide Yaktın kalbimi hüzün ve keder ateşiyle Hangi su söndürür söyle bu eğreti ateşi elleriyle Geri dönüşün çok zor yaşamam gerek hayalinle Unutmak sözlüğümde yok derinlere gömdüm ellerimle Akıtacak ne kaldı ki yaş…