“Hüzünbaz Şiirler” Arşivi

Yalnız..

9 Yorum

29 Temmuz 2008 Hüzünbaz Şiirler

Yitiriyorum bazen
sabır sandığım ümitleri..
Vakti çoktan geçmiş,
hangi yöne salsam bilemedim;
bahenesizim..
Kuytu karanlıklarımla bezenmiş
bir avuç yalnızlık örülü
tüm tercih sıralarında,
kendime rastlamamaktan yoruldum.
Tamamım sitemlerle örülü şimdilerde..
Sanki bütün o şarkılar benim için yazılmış,
boşa kürek sallayan vicdanından haberim yok yine..
Telefon desem, aramak istediğim kişiye
ulaşamıyorum ne zamandır..
Suçluyum aslında,
küfretmem lazımdı..

Devamı…

Kırık – Dökük

Boş bir varsayım,
umutsuzluğa rağmen,
sana rağmen bir umut içimdeki..
Kaybedilmiş günlerin tesellisi olur mu?
Tüm geçkaldığım oyunlarıma,
çocukluğuma mecbur bir tavırla,
direnmeye müptela sancıların,
tam ortasındayım;
öyle halsiz, öyle hadsiz..
Dinmeyen yürek fırtınalarına itafen,
yolların çıkmazına sürüklenen
bir aşk, bir serzeniş,
bir nerden geldiği bilinmez tükeniş..
Konuşunca diner sanıyorum,
en büyük yanılıyorum yine..

Devamı…

Yarama Düşer Şiirler

Bir şeylerin intikamını bıraktım ardımda,
alamadım..
Ötekinin gölgesiyle sebebim oldun sen..
Öteki ve sen..
Bense luzumsuz..
Böyle vuslat olmaz!
Yanılmış duyguların yalan çocuğu,
içimi çeke çeke hergün anımsıyorum aynı gözleri..
Ne çok şeyin özetidir aslında iç çekmek..

Affetmek değil aslında,
hasret sadece..
Nerdesin kimlesin bile bile..
Çaresiz..
Yitik..
Ve hatta sitemkar..
Pişman ve gururlu,
ve biraz dalgın,
ve hatta susarak,
bağışlanmaz bir öfkeyle..

Devamı…

Kendimce

6 Yorum

29 Aralık 2007 Hüzünbaz Şiirler

– uyur & uyanık –

Uyandım yoksun..
Kahve molası,
çay molası,
kalmıyor dünün hiç bir tesellisi..
Unutmadım evet unutmadım ama
hangi anın sancısı şimdi içimde,
bir İstanbul içinde,
geçmedi resimleri içtiğimde..


Devamı…

– yok –

5 Yorum

10 Aralık 2007 Hüzünbaz Şiirler

Yeni yetme hüzünlere müptela,
kendimden sorumsuz günler,
aynaya bakmaya mecalim yok..
Kıştır belki, yağmurdur bu efkar,
geçer mi derdim;
geçmez ki derdim..
Duvarların var, cevaplarım yok..

Bugün de günlerden sensizlik,
hiç kutlu olmamış bir kimsesizlik..
Sabahlar da esmerse artık gecelere inat,
sitem hakkım saklı,
şımarmaya yüz tutmuş buram buram..
Beyaz bir buluta hasret içimdeki gökyüzü,
ama ihtimalim yok..

Devamı…

İnsan bazen kaybeder..

Bir şiir ısmarladım kendime
kendime tutunarak..
Geceydi, elektirikler sönmüştü içimde..
Mavi bir karanlıktı gözlerimde okuduğum..
Gitme dedim, gittim.
Ardımdan küfret istedim..
Bazen insan utancını saklayacak
çöplük bulamaz ya,
hayallerim kir pas içindeydi içimde..
Aptalın biriyim ben.

Kelimelerle çürümüyormuş adıma biriken kederler..
Gerçek olmayan anlar, figüranlar doluysa hayatında
gerçeklik seni bu kadar yalanlıyor işte!
Umrumda değildi kendi söylediklerim
ya da söylemek istediklerin..
Üzgünüm..
Sence de..
Bence de..
Bencilce..

Devamı…

Gece Yok

Şeffaf gecelere and olsun ki,
kimse özlemedi seni benim kadar..
Yalana sığınmadan, dolana bulanmadan..
Tüm gizim gamzelerimde saklı,
ama bir sen güldürdün yüzümü ansızın..
Sağlaması yapılınca aşklarımın
eksikliğinin endamından utanır oldum..
Hep başkaları olacak yaralarımı saran ve
benim olmayışını dolduramayan..
Yalancı zaferlerim olacak hep
ve ben hep başka başka insanların kollarında
sarhoş olup ağlayacağım sahipsizliğime..
Gurur duyulacak gıyabımda ama
ben bir küçük şımarıklık bile yapamayacağım..
Ve.. İşte uzar gider sensizlik
her başarımın ardından katlanarak..
Ben kendimden uzaklaşana değin..

Devamı…

Azad ve Kutlama

Bu gece seni anmak için gelmedim bu meyhaneye,
eski yağmurlar çocukluk kadar geçti..
Kahır dolu değil bak bu kadeh,
örselenmiş bir sevdanın izlerini taşımıyor
şu bağıran şarkı…
Hasret intihara kalktı bu mekanda…
Pişmanlığın kışlarında,
yüreğime kar,
İzmir’e hüzün yağsa da inatla,
takvimler sensizliği gösterse de,
yokluğun bile yok şimdi!!!
Kalbimdeki öfkeyse,
sıcaklığı sadakat kıvamında olan,
muhabbetli dost ağızlarda idam edildi..
Biliyorum önce ellerin sustu sıcaklığıma,
sonra yüreğin gönlümün sokağına.
Ama ben o sahili hiç unutmadım..
Sahildeki bankları da,

Devamı…

Yaşama Dair..

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,

Devamı…

Bir bil(sen..)

6 Yorum

01 Ağustos 2007 Hüzünbaz Şiirler

Yara izinden
kan damlamıyormuş..
Herşey birden bire olmadı,
her şey o an değişti;
parçalandım,
yabancı ayaklardayım..
Ellerim kimin saçında,
gözlerim neyin peşinde,
sözlerim hangi sebepten dargın,
öncelerim neden sonumda,
muamma..
Öylesine saçmalamışım,
çöz beni..
Güvenim,
güvensizliğim
bir de boşvermişim..

Devamı…