Kalmadı..

Yapamadım. Aynadaki yüzüme kıyamadım.. Gel toplamayalım yere dökülenleri, herşeyin bedeli var! Sabahlar da esmer nasıl olsa, kendini kandırsın, boşver toparlanmasın! Bu sızıyı anlatmıyor hiç bir şarkı, ömrümden düşe kalka yitirdiğim cümlelerim yok, içim yok, mabedim yok, sebebim çok!

Bir Demet Saçmalık

Kaçıncı yüzsüzlüğüm hayata? Kopsa ya kıyamet, üzerime taş yağsa da kurtulsam ya! Birikme dedim, biriktir, yolların sevdasına tutma beni, gitmem de lazım, kalmam da, yahut kalmamam da. Geceler sessizdir bırak, rahat çarpayım kapıyı! Sen şimdi kendine hayran, sözlerim kendine düşman, var mısın yok musun bilmedi…

Sadece..

Sus pus olmuş akşamların güzel yüzü, kaybolmuş gülücüklerim, her tebessüm anılar çıkmazı, geç kalma emi.. Bitişini imzalamaktayım koyu kalemlerle, mürekkepler tükense de gözyaşlarım var, yersiz sebeplerim var aşka dair hala..

Başıboş..

Kendini kendimden sürdün, masal değildi ama süründün, şimdi benim yarama tuz mu sürdün? Hangi sebepsen sandığım en büyük itiraf. Neden yorgunluk sargılara denk değil, garip kayboluşlar peşinde, ne yana baksan boş suretler, bıktım! Sanki düşmüşsün en büyük düşünde, düşün de bul hadi.. Yargısız ama insafsız…

Sen..

Sen sorumlu değilsin benim gecemden.. Gecelerin deşifre ettiği yalnızlığın sebebi sen değilsin.. Yüreğimdeki kurşunlar için uygun silah sen değilsin sevgilim.. Benim düşmanlığım, sokaklarda hafifçe gülümsediğim, fişlediğim bir dolu insana.. Sakın üstüne alınma..

Kahrolası Ben..

Adını andım, yastığım kanadı. Serzeniş yüklü bulutlar üzerime ağlarken bakmaya kıyamadım bu gidişe, ben sensizleştim böyle bir bitişle..

Kendimce 1..

– Geçmiş – Yumruğumu masaya vurunca geçmiyormuş acısı.. ipe sapa gelmez mi biterken, susmuyor işte.. Dost değil, kırılgan, biraz çocuk, adım adım hasret.. Şurada bir yerde kalmıştı, kim bilir ne yapıyor şimdi..

Gelme!

Hain zamanların puslu sularında, vedaların kendini bilmez susuşlarında, sen ki bana düşman sen ki bana hasret sen ki sensizsin artık… Derin anlamları tükenişine gömdüm, basit cümleleri boş sayfalara, üzerini çizmekte yetmiyor satırlarca, siyahların hükmü geçiyor şimdi sana koşmaya can atan tüm üç noktalarda… Yanlış teşhis…

Neden Geldin..

Neden geldin, sende bittiğim sözler mi kalp ağrısı.. Yeşillere uyanmak bilmediğim bişey bende, diyemediklerim kalsın bünyemde, uğursuz sevdaların eşiğinden selamlar olsun.. Yol ayrımları daha bir ayrılırken içimde, sesi soluğu kesilmiş feryatların. Bir kekremsi dua dilimde sormadan kırdığın kalemlerin şerefine.. Hangi oyunun ebesi kaldığımı unutmuşken, sustuğum…

Çık Dışarı..

İçimden yükselen açık unutulmuş bir radyo sesi.. Neden hep aynı şarkı ki.. Notaları birbirine düşman, esleri uzun soluklu, esneyen nağmeler, eskimeyen serzenişler..