Merak edenler için…

Tamam uzak kaldım ve suçluyum kabul ediyorum. Bunun benimle değil, kafayı yiyen bilgisayarımla alakası var. En kısa zamanda sevgili kocamdan bir çare umuyorum. Herkesin derdine derman olan eyy mükemmel kişilik, bana da bir çözüm yolu üretmezsen evdeki tüm bilgisayarlara el koyacağım ve muhtemelen kendiminkini onarmak…

Bizimkisi bir aşk hikayesi…

Geçiyor efendim, zaman olduğu yerde durmuyor. Takvimlere dönüp bakıyorumda; ne çok önemli önemsiz tarih işaretlenmiş yüreğimce. Ne kadar şiir, ne kadar yazı mıhlanmış beynimin olur olmadık yerlerine. Ne çok kedere, ne çok mutluluğa şahit olmuş gözyaşlarım. Ne aşklare, ne başlangıçlara, ne gecelere, ne sevgisizliklere ağıt…

Deli Saçması…

Gece sessiz, yürüyorum… Aslında yanaklarıma vuran sadece yağmur değil. Korkuyorum bir yandan, etrafım en az benim kadar ıssız. Belki bu ürperti sırf bu yüzden. Sahi nereye gidiyorum ben… Yağmur dedim ya; öyle sert vuruyorki, herşeyi yüzüme çarpıyor sanki, gözyaşlarımla beraber. Beni esir alan herşeye bir…

Aşikar bir hesap…

Bu hikaye geceye gelsin, yalnızız çünkü… Tühh! Bu pakette mi bitti, hay Allah.. Çakmağım da kayıp zaten, kimliğimde.. Sahi, kimim ben? Sen benim en güzel yanımsın.. Çocukken, henüz büyümeye özenirken yani, hani hiç kırılmadığım, hiç kimseyi henüz terketmediğim zamanlarda, mis gibi hayaller kurardım. Mis diyorum,…

Saklımda…

Sorgusuz, kelimesiz, sebepsiz, bir de sensiz bu hal.. Üşüdüğüm gecelere seni sormam yasak, gururum yenik ve adaletsiz üstelik.. Ben bunları haketmedim. Anlatmaya kalksam, herkesin meraklı bakışlarına esir, bazen alay edercesine güldüğü, bazen şaşırdığı, yığınlarca öyküyle dolu kısacık hayatımda, artık yerine konamayacak ne çok şey var…..

Elimde Değil..

Yaşadığım kentten uzak, küçük bir sahil kasabasında, balkonda sabah kahvemi içerken, bir şeyler eski günleri hatırlatıyor..Her yerde bir şeyler eski günleri hatırlatıyor zaten.. Aslında bambaşka şeyler düşünüyorum ama sana yazıyorum ne tuhaf.. İnsan bazen olmadık zamanlarda, olmadık hayallerin peşine takılırken, "bu yanlışı daha önce de…

Gülüşümü Bıraktım..

"Soğuk bir Ekim gecesinde, bir yürek üşüdü.. Kapattı kapılarını.. Artık açması da zor, tedavisi de zor.." Ben sana en güzel gülüşümü bıraktım, ıssız, kelimesiz.. Çocuktuk belki, belki yeşermemişti aklım.. Eskitilmemiş bir hikaye bu, benim hafızamda ve hala.. Birbirimize aslı astarı olan sözler veremedik belki, astarı…

Kendi kendime . . .

Bazen biliyorum, hayat çok zor.. Zamanı gelmiş dediler.. Nedenleri topladığım, ne yapsam başa çıkamadığım zamanların sonu.. Ben koynumda sabırları suladım, kelimeleri kustum, sustum bazen.. Olmadı, yapamadım.. Bu oyunun sonu yalnızlık.. Kaderim misin, kadersizliğime sebep misin, kimsin! Dağıttım tereddütleri, yığılmış pişmanlıkların ardında, gizlenmesi mümkün olmayan, boşvermişliğimle…

Ya Sonra?

“Biliyorum artık çok zor, kuracak yeni bir hikayem yok..” diyor bir şarkı, sessiz sessiz.. İçine düşüyorum, çırpınıyorum, çıkamıyorum.. Heyhat! Bu kadar mı kaybetmişim nefes almaya çalışırken.. Körelen hayalleri, artık ne yaparsam yapayım başa çıkamadığım şarkıları, gerçekleri, gerçek sandıklarımı, geçmişi, gelemeyeni, hepsini bir çırpıda ateşe vermeme…

Doğum Günümde..

Bahar vakti doğmak güzeldir.. Bir Mart ayının sondan birinci günü, Nisan yağmurlarına hazır, bir telaş, bir heyecan ki sormayın.. Bu günlerde bir sonbahar çocuğu kıvamında hüzünleri üzerime üzerime çekmek nerden gelir aklıma bilmem. Bahar bahar hüzünlenmek bir bana yazılmış sanırım. Belkide bir yaş daha yaşlanmamın…